
Stone Town, Zanzibar adasının batı kıyısındaki eski liman şehri. 1.5-2 kilometrekarelik bir alanda sıkışmış, çoğu sokağı arabanın giremeyeceği kadar dar. 2000 yılından beri UNESCO Dünya Mirası listesinde ve bunun sebebi tek bir yapı değil, sokakların kendisi: 200 yıllık taş evler, oymalı ahşap kapılar ve Svahili kıyısının ticaret geçmişini taşıyan bir doku.
Adaya gelen çoğu kişi günlerini sahilde geçirip Stone Town’a yarım gün ayırıyor. Bence az. Sokakları kaybolmadan dolaşmak zaten yarım günü götürür, müzelerle birlikte tam bir gün hesaplamak daha gerçekçi.
Stone Town’un yapı dili Svahili tabanı üzerine Arap, Hint ve Pers etkisinin oturmasıyla çıkmış. Mercan taşından örülen evler, içeri serinlik veren avlular, üst katlarda kafesli balkonlar görürsünüz. En çok dikkat çeken detay kapılar: şehirde 200’den fazla oymalı ahşap kapı sayılıyor. Hint etkili olanlar pirinç çivilerle bezeli, Arap etkili olanlar üstte Kuran ayetleriyle kaşlanmış.
Old Fort (Ngome Kongwe), 1690’larda Umman Arapları tarafından yapılan en eski yapı; bugün içinde küçük bir amfi ve dükkânlar var, giriş genelde serbest. Hemen yanındaki House of Wonders (Beit-al-Ajaib) 1883’te asansörü ve elektriği olan ilk bina; 2020’de kısmen çöktü, restorasyonu sürüyor, dışından görülür. Eski köle pazarının yerinde bugün Anglikan Katedrali duruyor; sunağın altındaki zincirli bodrumlar köle tutma hücreleriydi. Şehrin batı ucunda Freddie Mercury’nin 1946’da doğduğu ev küçük bir müzeye çevrilmiş.
Darajani, şehrin gündelik çarşısı: balık, baharat, meyve ve et reyonlarıyla sabah erken canlanır. Akşamüstü ise Forodhani Bahçeleri’ndeki yemek pazarı kurulur; ızgara deniz ürünü, Zanzibar pizzası denen sac böreği ve şekerkamışı suyu satılır. Fiyat sabit değil, sipariş vermeden tutarı netleştirmekte fayda var.
Uçuş, otel, transfer ve turlar tek pakette; size en uygun programı birlikte kuralım. En iyi fiyat ve servis garantisiyle WTS’de.